Covid-19’lu günlerde akıl tutulmaları

Bugünlerde bir dış haberci olarak dünya medyasını her zamankinden de fazla ve sıkı takip ediyorum. Elime geçen özel haberler, incelediğim gerçek dünya habercilerinin araştırmaya dayalı dosyaları ve kendi çalışmalarımın sonucunda öyle bilgilere ulaşıyorum ki! Günün sonunda bazen gülümsüyorum, bazen de olan bitene hayretle bakıyorum. Yerkürede uzun, hatta çok uzun süredir bir koyun psikolojisi durumu var. İnsanların aynı/benzer olma/davranma durumlarından da öte, neredeyse düşünmek için hiç zaman harcamayıp birbirini taklit etmesi. Ya da güçlü gördükleri kişi/organizasyon/oluşumları eleştirmeden, araştırmadan, puta tapar gibi kabullenip her şeyiyle onaylamaları.

Bunu Covid-19’lu günlerde de sıkça görür olduk. Dünya basını ilk günlerde bazı bilgileri rahatlıkla dile getirmezken, hatta bazı komplo teorilerine sadece özel sitelerde ulaşılırken şimdi bu komplo teorileri de gündemin bir parçası olarak konuşulmaya başladı.
İşin garibi ise normal zamanda çok ses getirecek teoriler şimdilerde normal olarak algılanıyor.

O kadar çok şey konuşuluyor ki.
O kadar fazla bilgi var ki.
O kadar gereksiz insanlara söz hakkı veriliyor ki!
O kadar çok insan her şeyi bildiğini sanıyor ki.

İşin en ilginç tarafı sosyal medya da dahil olmak üzere yeni medyada filtreleme sistemi olmadığı için izleyicinin televizyonda kanal atlayarak ya da internette gezinerek birçok -gerekli/gereksiz- bilgiye ulaşması mümkün.
Yirmi yıllık haberci, savaş muhabiri ve oldukça deneyimli bir dış haberciyim ve hâlâ konuklarıma soru sorarken cevabın gidebileceği yeri önceden düşünürüm.
Bunun nedeni izleyicime duyduğum saygıdır.

***

Şimdi gelelim epifiz bezine.
Efendim, epifiz bezi ya da pineal gland, son yıllarda çok konuşulan bir başlık. Oysa ezoterik öğretilerde, kutsal kitaplarda, Mısır piramitlerindeki mağaralarda bulunan sembollerde epifiz bezi hep vardı.

Epifiz bezi, beynin arka bölgesinde bulunan bezelye büyüklüğünde bir organdır. Hipofiz bezinin hemen arkasında ve bir oyuğun içinde bulunur. Kafanın arkasına yakın olan bu bezin adı İngilizce pine cone kelimesinden gelir ve anlamı “çam kozalağı”dır. Beyindeki diğer bölümlerin aksine tektir, işlevi hakkındaki sırlarsa araştırdıkça daha da derinleşir. Hepsini saymayacağım ama Vatikan’daki dev çam kozalağı, Buda heykellerinin başındaki kozalak, Hint kültüründe Tanrı Shiva ve Tanrıça Shakti’nin kozalak süslemeleri gibi daha birçok geleneksel değerde bu sembole rastlamak mümkündür. Asıl önemli olan, epifiz bezinin gerek dinlerde gerek de ruhsal öğretilerde bahsi geçen “üçüncü göz”, yani farkındalık, ilahi güçle bağlantıya geçişimiz olduğunun anlaşılmasıdır. Bilim insanları son yıllarda bunu kanıtlayan çok ilginç verilere ulaştı. Bu konuda birçok tartışma da var. Son yirmi yıldır insanların epifiz bezlerinin bilinçli olarak köreltildiği gibi. Böylece televizyon karşısında oturup söylenilen her şeye inanan bir sürünün yaratıldığı gibi.
Bu durum sadece belli bir coğrafya için geçerli değil, dünya genelinde kapitalist düzenin yarattığı “güvenli liman”lardan (safe heaven) biri.
Ne kadar az düşünen bir toplum yaratırsan o kadar iyi!

Gelelim epifiz bezi ve Covid-19 akıl tutulmalarına.

Önce kendisini yakından tanıdığım İngiltere Başbakanı Boris Johnson, bu olayı önemsemeyerek “Sürü bağışıklığı uygulansın,” dedi.
Dedi de, ne oldu?
Kimse bu olayı ciddiye almadı.
Sonrasında Johnson yaptığı yanlışı fark ederek düzeltme yoluna gitti.
Ya Amerika?
Ve Trump!..
3 Kasım 2020’de yapılması planlanan ABD başkanlık seçimlerinin tarihinde bir değişikliğe gidilmedi. Covid-19 salgınının vurduğu Amerika, Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinin uzaktan oylama yöntemiyle yapılması konusunda ikiye bölündü. Birçok eyalette salgın nedeniyle ön seçimler ertelenirken Cumhuriyetçi ve Demokrat isimler arasında seçim sistemindeki değişiklikler konusunda anlaşmazlıklar yaşanıyor.
Başkan Trump ise epifiz bezi uzaylılar tarafından ele geçirilmiş gibi açıklamalarda bulunuyor.

Covid-19’un çıktığı günden beri virüsle mücadeleye yönelik ilaçlar konusunda ciddi bir promosyon yapan Başkan, şimdi de “Bulaşık deterjanını enjekte etmek de bu virüsle savaşta önemli bir yöntem olabilir,” diyerek bütün dünyayı şoke etti.
Hoş, bu açıklamadan sonra eleştirilerin hedefi olduğunu anlamış olacak ki, 24 saat sonra yeni bir açıklama yaparak yine gaf üstüne gaf ekledi.
Başkan bu sefer de, “Alaycı bir açıklama yapmak istedim, hepsi bu,” diyerek bilinçli bir şekilde olumsuz etki yaratacak bir şaka yaptığını kabul etti.

Ne diyeyim?
Kim bilir Covid-19 çağında daha ne akıl tutulmaları yaşayacağız?

Benden söylemesi: Siz, siz olun epifiz bezinize sahip çıkın.
Güzellikler sizinle olsun.
Bereket dolu, huzur dolu bir Ramazan olsun.

“Covid-19’lu günlerde akıl tutulmaları” için 2 yanıt

  1. Gölhisarlı olarak sizinle gurur duyuyorum. Tebrik ederim. Güzel analiz etmişsiniz. Keyifle okudum yazınızı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir