Türk kostümcüsü dünya starına Türkiye’yi sevdirdi

Susan Sarandon, Ayşegül Ekinci’ye konuştu

“Matrix” üçlemesiyle film endüstrisinde çığır açan Wachowski kardeşler, Larry ve Andy’nin yeni filmi  Speed Racer-Hızlı Yarışcı, Türkiye’de vizyona girmeden önce hem filmin prömiyerinde hem de birebir röpörtajlarla filmin yıldızları ve yapımcılarıyla bir araya geldik.

Şikago doğumlu  Larry ve Andy Wachowski kardeşler özellikle Matrix Reloaded filminin başarısından sonra kendilerine gösterilen yoğun ilgiden bunalıp, Hollywood’un ilgi düşkünü yönetmenlerinin aksine yaptıkları çalışmalarda perde arkasında kalmayı tercih etmişlerdi. Beyazperdenin dahi kardeşlerinin yeni filmleri Hızlı Yarışcı daha çekim aşamasında, dünya basınının ilgi odağı oldu. Özellikle, Wachowski kardeşlerin Matrix’in büyük başarısından sonra nasıl bir film yapacakları, en büyük merak konusuydu. Yeni filmin teknolojik açıdan Matrix’i geçmesi beklenirken, Larry ve Andy’nin Hızlı Yarışcı’da izleyiciye ne gibi süprizler sunacağı tartışıldı.

Filmin Londra galasında, dünyanın dört bir yanından gelen gazeteciler gibi ben de heyecanla filmi izledim. Ama, belki de en büyük heyecan yine bir ‘Matrixkolik’ türü çığır açması beklenen Hızlı Yarışcı filminin ekibiyle bir araya geldiğimde doğdu.

Wachowski kardeşlerin son filmindeki en ilginç süprizlerinden biri, teknolojik imkanlarla bezenmiş bir ‘ Aile Filmi’ yapmaları olmuş. Bütün ailenin bir arada seyredeceği bir aksiyon filmi yapmak isteyen Wachowski kardeşler, bu konuda temkinli davranarak dünya sinemasının iki dev ismi Oskarlı Susan Sarandon ve John Goodman’ı soyadları da yarışcı olan ‘ Racer-Yarışcı’ ailesinin anne ve babası olarak kadroya almışlar. Birbirinden canlı renklerin gözünüzü aldığı, teknolojik imkanların alabildiğine kullanıldığı hatta adeta şov yaptığı bu ilginç aksiyon filmininin her sahnesi kartpostal görünümünde. Parkurda savrulan, rakiplerinin etraflarından, üstlerinden ve aralarından sıyrılan Hızlı Yarışcı Speed Racer ise genç kızların yeni sevgilisi Emile Hirsch.

Hızlı Yarışcı Speed Racer’in sevgilisini ise yine dünya gençliğinin bildiği bir isim, Christina Ricci oynuyor. İşte, yapımcı Joel Silver’dan oyunculara kadar, Speed Racer-Hızlı Yarışcı ekibinin Kelebek’ e verdikleri çok özel röpörtajlar…

“ Oyuncuların yüzlerini oynatamayacak kadar Botoks ve benzeri şeyler yaptırmalarına karşıyım”

“ Türk kostümcüm bana Türkleri ve Türkiye’yi sevdirdi”

“ Aktörler belli bir yaştan sonra aktrislerden daha şanslı!!!”

Dead Man Walking, Thelma and Louise, Lorenzo’s Oil filmlerinin unutulmaz oyuncusu Oskar ödüllü Susan Sarandon, atmışlı yaşlarına girmesine rağmen hala güzel hala çekici. Mütevaziliğin karizmasını daha da artırdığı Susan Sarandon, olabildiğince doğal olabildiğince samimi. Kelebek okurları için sorularımızı yanıtlayan Sarandon, görünmek istediği gibi değil olduğu gibi görünenlerden. Susan Sarandon, Matrix filminin yönetmenlerinin çevirdiği yeni filminde oynamak çok havalı olur diye düşünmüş!! “ Çocuklarım, Speed Racer’da oynayacağımı duyunca benimle çok gururlandılar. Onca önemli filmde oynadım ama çocuklarımı bu film çok heyecanlandırdı” diyecek kadar da samimi ünlü yıldız.

Profesyonelliğiyle sizi adeta bir psikologla konuşuyormuşsunuz gibi rahatlatan güzel yıldızla, filmle ilgili konuşmaktan çok daha kadınsı bir röpörtaj yaptık. Hollywood’un atmış yaşına geldiği halde ‘ neştersiz’ yegane güzellerinden Susan Sarandon en kısa zamanda tüm ailesini Türkiye’ye getirmek istiyormuş. Yıldızın film çekimlerinde, Berlin’de beraber çalıştığı kostümcüsü bir Türkmüş. Ve, Susan Sarandon’u Berlin’de bir Türk restorantına götürmüş. Türk kostümcüsü sayesinde Türkiye’yi görmeden seven yıldız, ‘ Bana bir Türk yönetmenden teklif gelse, düşünürüm’ diyerek gelebilecek olası tekliflere de yeşil ışık yakıyor.

AE: Aktör ve aktrislerin genç kalmak için tercih ettikleri botoks etc gibi işlemler için ne düşünüyorsunuz?

SSarandon: Oyuncuların yüzlerini oynatamayacak kadar, yüzlerine işlem yaptırmalarını doğru bulmuyorum. Botoks gibi işlemler belki yılların izlerini yüzünüzden alıyor ama şahsen ben atmış yaşımda, otuzumda olduğumdan genç gözükmek istemem. Bu çok yanıltıcı bir şey. Yaşımı saklamıyorum ve yaşıma göre iyi gözükmek, genç gözükmekten önemli bence. Nedense dünyada böyle bir moda var şimdi. Hem erkekler hem de kadınlar için. Ama oyunculukta bu işinizi etkileyebilir. Çünkü aktör ya da aktris yüzüyle pek çok şeyi ifade eder. Düşünebiliyor musunuz, oynamayan ve dümdüz bir yüz. İnandırıcılığınız da kalmaz.

Böyle düşünmekle birlikte, hafif sarkmaya başlayan boynum beni rahatsız etmiyor da değil. Günün birinde boynum için bir şey yaptırırsam hayranlarım ne olur beni bağışlasın!!!(Burada gülüyor)

AE: Film endüstrisinde belli bir yaştan sonra iyi roller bulmak ne kadar kolay? Ama bu soruyu sizi ayırarak soruyorum.Sizin gerçekten, çok özel bir yeriniz var.

SSarandon: (Yine gülerek) Botoks yaptırmadığım için yaşıma uygun roller buluyorum!!!

Aslına bakarsanız, film endüstrisinde belli bir yaşa gelince artık ‘ story teller-hikaye anlatan’ oluyorsunuz. Genç oyuncuların aksine oyun sizin etrafınızda kurulmuyor, siz oyunun önemli köşelerinden biri olarak hikayeyi anlatan konumuna düşüyorsunuz. Ve ne yazık ki, karakter rollerinde belli bir yaştan sonra erkekler kadınlara göre çok daha şanslı oluyorlar. Çünkü erkek ilerleyen yaşlara kadar asıl karakter oynayabiliyor, ama kadın için bu böyle değil. Ama , benim böyle bir sıkıntım yok.

AE:Siz, sinema tarihine geçen çok önemli filmlere imza attınız. Size gelen projeleri nasıl seçiyorsunuz?

SSarandon: Daha önce de söylediğim gibi ben gişe rekoru kırmak kaygısı olmayan, hikaye anlatan filmleri seviyorum. Mesela Dead Man Walking seyretmesi bile zor olan bir filmdi. Ama filmin hikayesi çok kuvvetliydi. Zaten böyle olunca iyi hikayeler anlatabiliyorsunuz.

AE: Speed Racer filminde Racer Ailesi’nin annesini oynuyorsunuz?Bu rolü nasıl kabul ettiniz?

SSarandon: Bu filmde oynamamın sebebi yazın yapacak daha iyi bir şeyim olmadığı içindi. Şaka, şaka..Filmin konusu bana enteresan geldi. Ayrıca Wachowski kardeşler birlikte çalışmak için önemli yönetmenler. Onlarla çalışmak bir oyuncu için ayrıcalık diye düşünüyorum. Canlandırdığım Mrs Racer rolüne gelince, o çok iyi bir anne. Çok iyi bir eş. Ben içimizden biri olan rolleri seviyorum. İşte btün bu sebepler birleşince bende role evet dedim.

AE: Size bir Türk yönetmen film teklifiyle gelse, cevabınız ne olur?

SSarandon: Berlin’de film setince çalışırken, kostümcüm Türk’tü. Beni , Berlin’de bir Türk restorantına götürdü. O’nun sayesinde Türkler’i sevdim. Görmesem de Türkiye’yi görmüş gibi oldum. Şimdi amacım en kısa zamanda tüm ailemi Türkiye’ye götürmek.

Bana, bir Türk yönetmenden film teklifi gelirse ve İngilizce oynayabileceğim bir rolse neden olmasın. Kesinlikle düşünürüm.

Emile Hirsch “ Gençler bu filmi çok beğenecek”

Yönetmen-oyuncu Sean Penn’in yönetmenliğini yaptığı ‘ Into the Wild’ filmi ile  dikkatleri çeken genç oyuncu Emile Hirsch, Speed Racer filminde canlandırdığı genç yarışcı karakterinden sonra dünya gençliğinin kalbinde taht kuracak gibi..Yakışıklı oyuncu, kendine güvenini röpörtaj boyunca sergilerken, Türkiye’ye benim eşlik edeceğim bir tatil için gelebileceğini söylemekten de çekinmiyor…

AE: Speed Racer nasıl bir film?

EHirsch: Speed Racer, kesinlikle tüm ailenin oturup seyredebileceği yüksek aksiyon olan, hareketli canlı, cıvıl cıvıl bir film.

Zaten filmi kabul etmeden önce Wachowski kardeşlerle çalışmak rüyalarımı süsülüyordu. Bir de böyle değişikbir konu olunca, kendimi şanslı hissettim.

AE:Rolünüze nasıl hazırlandınız?

EHirsch: Ben çekimler başlamadan önce o rolün gerektirdiği ne varsa düşler ve onu yaşarım. Hızlı bir yarışcı genç nasılsa kafamda onu canlandırdım. Ayrıca, çok iyi hocalardan yarışcı gibi araba kullanma dersi aldığımı da söylemeliyim. Birde kadromuz o kadar iyiydi ki böyle bir kadronun karşısında iyi olmamak mümkün değildi.

AE: Böyle bir film çevirdikten sonra, dünya gençliği sizi konuşuyor olacak. Buna hazır mısınız?

EHirsch: Evet, filmin çok yankı yapması bekleniyor. Hatta, şimdiden tıpkı Matrix’de olduğu gibi Speed Racer arabaları, oyuncakları, demo cdleri, kompüter oyunları hazırlanıyor. Yani anlayacağınız, filmle birlikte gelişen ciddi bir endüstri var. Tabii bu endüstrinin bir parçası olarak siz de hep var oluyorsunuz. Aslında bu bana heyecan veriyor. Belki de yaşımın genç olmasının da bunda etkisi var.

Mesela çekimler bitti ve basında bazı haberler çıktı. Ben de arkadaşlarımla kendi arabamda bir yere gidiyordum. Trafik ışıklarında durdum, birden benimle yarış etmek isteyen bir araba yanımda bitti. Arkadaşlarımla birlikte çok güldük.

John Goodman

Sinema dünyasının en saygı gören isimlerinden biri olan John Goodman, Beyond the Sea, The Big Lebowski, Ewan Almighty, The Seagull gibi bir çok filmde rol aldı. Seslendirme de yapan John Goodman, Speed Racer filminde Racer Ailesi’nin güçlü iri yarı babası Pops Racer’i oynuyor. “ Bu filmde oynamayı kızım için istedim” diyen John Goodman da, Wachowski Kardeşler’in hayranlarından. Çok konuşmayı sevmeyen, az ama öz konuşan ünlü aktör konuştuğu zamanda herkesi gülmekten kırıp geçiriyor. Kelebek okuyucularına selam söyleyen ve mutlaka filmi izlesinler diyen John Goodman, filmde çok eğlendiğini de söylemeden geçmiyor. “ Düşünsenize, yeşil bir ekrana karşı oynuyorsunuz. Artık teknoloji çok farklı yerlere geldi. Bazen çok şaşırıyorum. Bu filmde de teknolojinin tüm imkanlarında yararlanıldı. Böyle projelerin içinde olmak hem ilginç hem de farklı” diyen John Goodman, gündelik yaşamında da hızlı araba kullanmayı severmiş.

Christina Ricci

Mermaids filmiyle sinema dünyasına adım atan Christina Ricci, The Opposite of Sex,Sleppy Horrow, The Man Who Cried gibi filmlerle ismini iyice duyurdu. Magazin gündemine de sık sık düşen genç yıldız oyunculuğuyla olduğu kadar aşk hayatıyla da gündemden düşmeyen isimlerden.

Speed Racer filminde, Trixie rolünü oynayan Christina Ricci filmin çekimleri bittiği zaman bir hayli üzülmüş. Sebebi ise, ne oyuncu kadrosuna alıştığı ne de başka bir şey. Film boyunca birbirinden iddialı genç kız kıyafetleri giyen Christina neredeyse kıyafetlere aşık olmuş. “ Hepsi birbirinden güzel, ilginç şeylerdi. Rengarenk deri şortlar, tişötler. Çok hoşuma gitti” diyen yıldıza göre, film vizyona girdikten sonra dünya gençliği bu kıyafet tarzını taklit edebilir. Dikkatli olun!!!

AE:Bu filmde önemli bir rolünüz var. Sizin için oldukça önemli bir tecrübe olmalı?

CRicci: Bu film benim için gerçekten çok önemli. Özellikle Susan Sarandon ve John Goodman gibi hayran olduğum iki isimle birlikte olmak rüya gibi bir şey. Bununla birlikte Wachowski kardeşlerle çalışmak Hollywood’da başlı başına bir okul. Ben Matrix filminden çok etkilenmiştim. Çok ciddi bir zeka işiydi. Ve, yapımcıların bu film için beni düşündüklerini duyduğumda çok sevindim. Ve, bu film benim için çok ayrıcalıklı bir hale geldi.

AE:Speed Racer’da Trixie adlı hafif  tom boy bir karakteri canlandırıyorsunuz. Bu karakterde kendinizden bazı noktalar var mı acaba?

CRicci: Trixie çok gözü kara bir kız. Sevgisi için, yapamayacağı şey yok gibi.Bununla birlikte gerçekten güçlü bir karakter. Bir bakıyorsunuz sevdiği erkeğin yanında ona destek oluyor, bir bakıyorsunuz en hızlı arabaları yarışci edasıyla kullanıyor. Ben bu kadar güçlü olduğumu söyleyemem ama benim de gözüm karadır. Bununla birlikte, filmde canlandırdığım karakter kendine özen gösteren ve bakımlı bır tip. Ben de kendime bakmayı severim. Trixie’nin kıyafetlerine ise aşık oldum. Birbirinden ilginç ve renkli şeyler giyiyordu. O küçüçük deri şortlar, tokalar etc çok taklit edilecek gibi.

AE: Film vizyona girdiği zaman pek çok genç kız için role model olacaksınız. Bu nasıl bir duygu?

CRicci: Çok güzel bir duygu. Aslında gençlerin, örnek alabilecekleri iyi role modellere ihtiyaçları var diye düşünüyorum. Benim canlandırdığım karakterde güçlü bir karakter olduğu için iyi bir şey yaptığımı düşünüyorum.

Speed Racer Hızlı Yarışcı filminin Londra galası inanılmaz bir yağmur altında yapıldı. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen, Matrix filmlerinin sevenleri Wachowski Kardeşler’in yeni filmin galasının yapıldığı ünlü Leicester Meydanı’nı, gala öncesi çoktan doldurmuştu bile.Filmin yıldızları, yardımcılarının tuttuğu şemşiyelerin gölgesinde sevenlerine imza dağıtırken, filmin yapımcığını üstlenen Joel Silver, Türk sinemaseverlerin Speed Racer’i beğeneceğini söyledi. “ Yüksek aksiyonlu aile filmi yapmak istedik. Başardığımızı düşünüyorum” diyen Joel Silver sözlerine şöyle devam etti: “ Bu filmin bir diğer güzel yanı çok uluslu bir kadrosu olması. Dünyanın dört bir aynından oyuncularla çalıştık. Çok güzel bir kadro oldu”.

 

Ayşegül EKİNCİ/LONDRA

Share on facebook
Share on Facebook
Share on twitter
Share on Twitter
Share on pinterest
Share on Pinterest
Share on whatsapp
Share on WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment

PAYLAŞ: 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email