Kalple düşünme zamanı

İnsanlık bilincinde bir milat yaşıyoruz!

11 Eylül sonrası gibi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İnançlarımızla, seçimlerimizle, farkındalığımızla hangi bilince hizmet ettiğimizi ‘ farketme, anlama ve sorgulama’ zamanı…

Uzun bir süredir üzerinde yaşadığımız, varoluşumuzun parçası olan YERKÜRE isyan etmekte. Ekosistem isyan etmekte, uyarılar vermekte. Bu uyarılar, dünyanın çeşitli bölgelerinden, dört bir yandan gelmekte. Arka arkaya. Bir şey bitiyor, kısa süre sonra yeni bir şey başlıyor.

Hayatımızın büyük bir kısmını dışa dönük, sadece fizik beden olarak yaşamaktayız. Oysa denge önce içte başlar. Fizik ruh ve akıl beden uyumu bu boyutta oluşumuzun, yaşamın hakkını verebilmek için ihtiyacımız olan ‘ EN ÖNEMLİ UNSUR’ dur.

Hangi bilince hizmet ediyorsunuz? Korku, panik, endişe, yokluk, teklik? Yoksa, güven, paylaşım, birlik mi? Tabii ki korkmak, kaygılanmak, hele ki böyle zamanlarda çok normal. Ama şunu hatırlayın, insan ne düşünürse onu çeker ve yaratır. Önemli olan yapılması gereken her şeyi yaparak, hem kendimiz hem de çevremiz için tüm önlemleri alarak, ‘farkındalıkla’ bu süreçten geçmek.

Merkezde kalmak!

Merkezde kalmak, kişinin kendi enerjisel bütünlüğü içinde akışta olması, uyum içinde olmasıdır. Binlerce yıldır kadim medeniyetler zamanından bugüne kadar gelen ritüeller vardır. Dua etmek, meditasyon yapmak, nefes almak, yoga, inanç sisitemleri. Kısaca, ‘madde ve mana’ nın bir bütün olduğunu kabul etmek. Kabule geçiş sadece bizi rahatlatmaz, beyin kimyamızı da dengeler. Dopamin, serotonin, oxytocin gibi hormon ve nörotransmitterler dengelendiğinde tam ve uyum içinde oluruz. Biz değil, ‘ben’ bilincinin yerleştiği son yıllarda, deneyimlediğimiz bu süreçte, yaşadığımız gezegende her yaşam formunun birbirine ne kadar da bağlı olduğunu BİR KEZ daha farkettik. Dünyada tüm canlılarla aynı havayı soluyoruz. Karmik bir içiçe geçmişliğimiz var. Belki bu vesileyle, doğaya ve üzerindeki canlılara nasıl davrandığımızı sorgulayacağız.

Yıllarca ana haber kanallarının Londra Temsilciliğini yapmakta olan Küba Guantanamo Askeri Üssü, Pakistan, Afganistan, İran, Irak gibi sıcak bölgelerde habercilik yapan deneyimli bir dış haberci olarak yaşadığımız sürecin arka planındaki komplo teorilerine (!) girmeyeceğim bile.

Yaşadığımız bu süreçte can kaybı, kıtlık, korku, gerilim duyguları tetiklenmekte. Lütfen çevrenize empati ile bakın. Sakin olun. Bu sürecin hayatınızdaki diğer zor anlar, zor senaryolar gibi geçici olduğunu anlayın. Evet, görünüşte bir kaosun içinden geçiyoruz ama güzellikler kaostan sonra gelir. İnsanlık bilinci tarihte hiç olmadığı kadar uyanış içinde. Kolektif bilinç uyanıyor, insanlık uyanıyor, doğa kendine geliyor. Evet ekonomi alt üst olacak, evet gündelik düzenlerimiz değişecek, evet kendimize daha çok dikkat edeceğiz, sevdiklerimize de. Ya sonrası? Sonrasında, her zaman olduğu gibi insanlık kendi yaralarını iyileştirecek ve kaldığı yerden devam edecek. Bu sefer öncekilerden farklı olarak. Daha uyanmış ve daha bilinçli olarak.

Hadi bugün YERKÜRE’ ye ve üzerindeki tüm canlılara SEVGİ enerjisi gönderelim.

Ne dersiniz?

Sevgiyle kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir