Kararsız Kardeş Ülke Pakistan : ‘Biz terörist yetiştirmiyoruz’ 10

Pakistan’daki, ‘Talibanın Oxfordu’ olarak ün yapan medreseye giren ilk gazeteci Ayşegül Ekinci oldu.

Pakistan’ın kuzeyinde bulunan Afganistan sınırına yakın gece sokağa çıkılmayan sakıncalı bölge Peşaver’de bulunan, ‘Talibanın Oxfordu’ olarak ün yapan medrese Akora Khattak kapılarını yıllar sonra dünya basınından ilk defa bize açtı.

Bu hiç de kolay olmadı.. Uzun görüşmeler.. Araya giren hatırlı kişiler.. Gitmeler ve gelmeler… Son anda değişen fikirler..

9/11’den sonra dünyanın gözlerini üzerine diktiği, ‘ teröristler, intihar saldırganları buradan yetişiyor’ dedirten medresenin yetkilileri önce dünya basınına kızgınlıklarını dile getirdiler, sonra da fikir değiştirerek öğretim yılının ilk günü bizi kabul ettiler.İçeriye kuş uçurtulmayan, Pakistanlıların bile kapısından bakmaya cesaret edemediği adeta eski çağ okullarını andıran medresenin imamı hafız İrfanÜl Hak, ‘ Biz burada matematikten felsefeye bir çok ders verip, öğrenci yetiştiriyoruz’ derken çok konuşulan medreseyi gezdirdi.

Bu medresenin tam  4 bin öğrencisi var. Yaşları 13 ila 40 arasında değişiyor. 9/11 saldırılarından sonra Pakistan dışından öğrenci kabul etmeyen ve artık sadece Pakistanlı öğrencilere hizmet veren medresede islami eğitim verilirken, üniversite diplomasıda veren okul adeta dev bir üniversitenin kampüsünü andırmakta. Akora Khattak medresesinin açılış yılında dört bin öğrenciyi toplayarak konuşma yapan Müdür Senatör Sami Ül Hak, Türkiye’yi çok sevdiğini belirtirken okulda cihad dersi verilmediğinin altını çizdi. İslami camiada oldukça tanınan El Hak dergisinin otuzbeş yıldır yayın yönetmenliğini de yapan molla bu konudaki sıkıntısını hürriyet.com.tr ile  paylaştı: ‘ İkiz kulelere yapılan saldırılardan sonra, bütün dünya basını gözünü buraya dikti. Biz de buyurun gelin bakın dedik. Ama kim geldiyse gördüğünü değil kendi görmek istediğini yazdı. Bu nasıl bir haksızlık. Bizim burada intihar saldırganları yetiştirdiğimiz söyleniyor. İslam öğreten hiçbir okul intihar saldırganı yetiştirmez. Ama dünyada öyle politikalar yapılıyor ki, özellikle bazı bölgelerde öyle fakirlik var ki gençler buna reaksiyon olarak intihar saldırganı oluyorsa bunu kimse engelleyemez. Ya da bu bölgelerdeki politikalar değişecek. Aksi takdirde bu gençleri hiçbir kuvvet tutamaz. Ve ne yazik ki bundan dünyanın her ülkesi etkileniyor. Bu saldırılar bugün Pakistan gibi Türkiye gibi müslüman ülkelerde de gerçekleşiyor ‘dedi.

İslami konferanslar için sık sık İstanbul’a geldiğini belirten ve Türkiye’yi çok seven ünlü din adamı Sami Ül Hak, ‘ Keşke Türkiye islam dünyasının liderliğini yaparak islam camiasını biraraya getirse. İslam dünyasındaki kopukluklar bazı anlaşmazlıklara sebep oldu. Aslında islam dünyası biraraya gelip güçlense bugün tartışılan sorunların çoğu ortadan kalkar’ yorumunu yaptı. Dünya basınına taraflı yazılarından sonra küsen ve kapılarını kapatan ünlü medresenin müdürü Sami Ül Hak, medrese sisteminin korunması gerektiğini belirtirken, ‘ Bizimle uğraşanlar bırakıp gitsinler dünyada zulüm görenlere yardım etsinler.Yapılan haksızlıklar ortadan kalksın.Bakın o zaman herşey nasıl çözülüyor’ dedi.

Medreseyi gezdiren imam İrfan Ül Hak 4 bin öğrencili Taliban Oxford’unu nasıl gezdirdi?

Kendilerini dine adamış yüzlerce gence adeta yuva görevi yapan medreseyi bize karış karış gezdiren okulun imamı İrfan Ül Hak, ‘ Burada cihad yapıyor gibi miyiz? Bakın bilgisayara bile on beş yıl önce geçtik derken ofisindeki kullanılmayan eski bir bilgisayarı işaret etti. Ana bina etrafında bulunan sekiz temel sınıf dışında küçük dershanelerden oluşan ve sabah 7’de derse başlayan medrese öğrencilerinin görünürdeki tek eğlenceleri ise medrese yakınlarında bulunan yerel pazar. Her türlü meyvenin, sebzenin satıldığı öğrencilerin hem ihtiyaçlarını temin ettikleri hem de zaman geçirdikleri pazar dışında hiçbir sosyal faaliyetleri olmadığı anlaşılırken, kendiside medrese bitirerek aldığı sekiz yıllık eğitimden sonra hafız olan İrfan Ül Hak, ‘ artık buraya basın kabul etmiyoruz. 9/11 saldırılarından sonra gelen basına tüm medreseyi gezdirdik ama onlar gene de tamamiyle başka şeyler yazdılar. Hatta bir gazeteci -What is the secret behind secret?(Sırrın arkasındaki sır nedir)- diyerek başka şeyler ima etti. Bunlardan çok sıkıldık, artık kapılarımızı dış dünyaya kapattık’dedi.

Bizi kimseleri sokmadığı özel ofisinde ağırlayan imam İrfan Ül Hak, arşivinde tuttuğu 10 bin kitabı gururla gösterirken, ‘ Bunların sırasını nasıl karıştırmıyorsunuz?’ diyen ekibimize yanıt olarak hepsinin sırası kafamda cevabını verdi. Medrese öğrencilerinin adeta hayranlıkla baktığı medrese imamı bize okulu gezdirirken, medrese kütüphanesindeki kitaplara dikkat çekti. Aralarında yabancı dil kitap olmadığı farkedilen kullanılmamaktan neredeyse tozla kaplanan kitapların özellikle yüksek öğretim yapan gençler için önemli kaynak olduğu belirtildi.

Önce medreseye almak istemediler sonra sevip bize yemek hazırladılar

Dış dünyaya kapılarını açmayan ve basına adeta gizli savaş açan medresenin imamı İrfan Ül Hak, önce hayır dedi daha sonra da ‘ Bari siz gerçeği yazın’ dedikten sonra amcası Senatör Sami Ül Hak’ın izniyle bize yemek hazırlattı. Kadın olduğum için ayrı bir masaya oturtuldum ama yemek boyunca özellikle imam İrfan Ül Hak bana yemek servisi yaparak, hizmette kusur etmedi. Pakistan geleneklerine göre ellerle yenilen yemek boyunca ortak konu Türkiye oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ı çok beğendiği belirten Sami Ül Hak, ‘ İslam aleminin onun gibi liderlere ihtiyacı’ var dedi. Ünlü din adamı İstanbul’da Taksim’i çok sevdiğini belirtirken, ‘ Böyle bir yer görmedim. Türkiye çok güzel’ diyerek Türkiye’ye sevgi ve birlik mesajı gönderdi.

İşte ‘O’ medresede yaşananlar.

Virgülüne, noktasına dokunulmadan. Uslüp değişikliği yapılmadan. Daha çok haber tekniğiyle aktarmak istedim bu bölümü…

Fotoğraflara gelince..Bence o fotoğraflarda çok şey saklı.

Yarın : Olağanüstü hal öncesi enformasyon Bakanı ile birlikteydik..Pakistan parasında Türk bayrağı..Ve işte son gelinen nokta…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir