Kararsız Kardeş Ülke Pakistan : Bu genci tanımalısınız… Adı ‘Ali’… 9

Deli dolu.. Gözü pek.. Hani korkusuz denen cinsten..
Karadenizli Öcal Ailesi’nin 21 yaşındaki tek oğlu..Üç üniversitede okuyor. ‘Pakistan’da yaşamaktan memnun musun?’ sorusuna ‘ şimdilik evet’ diye cevap veriyor. Aslında o kendisine sorulan çoğu soruya 21 değil de, 40 yaşın olgunluğuyla cevap veriyor.. O’nu tanıdığım andan itibaren, ‘bu çocuk hiç 21 yaşında gibi davranmayacak mı?’ diye çok merak ediyorum..

Ali’nin annesi Zeliha Öcal, emekli öğretmen..Pakistan’daki Türk kadının adeta simgesi.. Kendileriyle görüşmeye gideceğimizi söyledikten sonra, şaşırtmacasız bir saat içinde onlarca çeşit börek, pasta, kurabiye yani aklınıza ne gelirse yapmış..Aklıma  annem geldi..O’da aynısını yapardı dedim..İçimden..Sonra da sesli..

Ali’yi neden mi böylesine anlatıyorum..Ali Öcal, Pakistan’daki depremde yardıma koşan ilk kişi. Hem de Türk..Canını tehlikeye atarak, toprak altından onlarca kişiyi kurtarmış. Kendi ekibini kurmuş. Çünkü o bu işin Türkiye’de eğitimini almış. Pakistan’da deprem olunca, o an Türkiye’de bulunan ailesine telefonda söyleyebildiği tek şey, ‘ depremzedelere yardıma gidiyorum’ olmuş. Öcal ailesi, Ali’den günlerce haber alamamış..Ta ki, Ali’yi Pakistan’a giden Türk televizyonu keşfedene kadar..

İşte, bu ilginç genç, bize ilaç gibi geldi..Taliban Oxford’una girmek için gerekli organizasyonu yaparken, Afganistan sınırına yaklaşacaktık. Ali, cesareti ve korkusuz yaklaşımı ile yanımızda olmaya hazırdı.

Biz istedik..O da..

Pakistanlılar’ın bile cesaret etmediği bir yolculuğa çıkacaktık…

Yaklaştıkça, kendinizi Pakistan’da mı yoksa Afganistan’da mı bilemediğiniz o noktaya. Afganistan sınırına gidecektik.

Peşevar’e yaklaştıkça her şey değişmeye başlıyor..Nerede olduğunuzu anlamaya çalışıyorsunuz…
Amacımız, bunca organizasyondan sonra 11 Eylül saldırılarından sonra dünya basınına adeta küsen, hakkında çok konuşulan ‘ O’ medreseye girmek..Gözümüzle görmek..Tanık olmak..İddia edildiği gibi terörist
beşiği olup olmadığını anlayabilmek..En azından algılamak!!

‘ Taliban Medresesi’ diye bilinen Akhota Khattak, Afganistan sınırına çok yakın.Zaten, medrese yakınlarına geldiğiniz zaman tüm hava değişiyor. Kendinizi garip ve bilinmedik, en azından yabancı olduğunuz bir çevrede buluyorsunuz. Yüzlerce taliban ya da öğrencisi bulunan Akhota Khattak’a girmek cesaret istiyor…

Biz de o cesaret var..

Gerekli her şeyi yaptık..

Sadece yüzümüzü göstermemiz lazım..Sonradan anladık ki bu çok da kolay olmayacak. Medreseye girmeden bile bir çok aşamadan alnınızın akıyla çıkmak gerekiyor..

Yarın: Çok merak edilen o medresedeyiz. Hem de 2007 eğitim yılının ilk günü..Medrese müdürü, molla Sami Ül Hak’dan çarpıcı açıklamalar..Yıllar sonra basın kapılarını açan medrese yönetimi saatler sonra, bize inanılmaz bir hareket yapıp yemek hazırlatıyorlar….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir