Enerji beden şifası eğitim ve uygulamalarım:

Merhaba.

Hayatın içinde ilk nefes aldığımız andan itibaren hem dışarıda türlü bilgi alanının hem de morfogenetik alanın parçası oluyoruz. Doğduğumuz an anne-baba, aile, gelenek, örf ve âdetlerden gelen, tüm yaşamımız boyunca bizi etkileyecek birçok inanç kalıbıyla tanışıyor ve bu kalıpları alt beynimize bilmeden kaydetmeye başlıyoruz.

Ne ilginç değil mi?

İnsan sürekli kaydediyor.

Gördüklerini, duyduklarını, anlatılanları.

Hissettiklerini.

Dolaylı da olsa olaylar sonucu yaşadıklarını da bir yerlere kaydediyor.

Aslına bakarsan geçmiş yaşamlar, atalarımızdan gelen bilgi ve enerji formları, karma, anne ve babalarımızın kendi içsel farkındalıkları ve bizimle iletişimleri başta olmak üzere birçok kanaldan gelen bilgiyle iç içe yaşıyorsun. Doğduğun coğrafya da bu kalıpların üzerine eklenince kendin olman, kendine varman ya da gerçek anlamda “var” olman cesurca bir deneyim oluyor.

Ve kendi yaşam deneyimin oluyor.

Ben, bu anlamda çok şanslıyım. Şahane insanların olduğu, ruhsal olarak bana en uygun dersleri veren bir ailede doğdum. Anne tarafımdan dedem öğretmen, baba tarafımdan dedem de din adamıdır. Anneannem olağanüstü bir kadın, bana göre ruhsal ailemin en köklü kadınlarından biridir.

Küçükken dedemin yaptırdığı camide ileride, yani “büyüyünce”, dünyayı gezip farklı coğrafyalarda yaşayacağımı ve insanlara faydalı olacağımı hissederdim. Hatta kocaman kanatlarım olduğunu hayal ederdim. Çok okur, hayatı merakla kurcalar, yaşadığım anları, özellikle ruhsal bedenimde iz bırakan anları başka türlü bir heyecanla saklardım.

Hayat böyledir.

Tıpkı bir Pandora kutusu gibi.

Kutunun içine bin tane şey atarsın, günün birinde öyle bir şey karşına çıkar ki şaşırır kalırsın.

Hayat bükülmüş zamanların, paralel evrenlerin bilinç, ruh ve fizik düzeyde bir deneyimi.

Tekâmül bilmecesi.

Hayatın içinde öyle anlar var ki geçmiş gelecek, gelecek de geçmiş oluverir.

Yaşadığın an kendi tılsımını kendi yaratır.

Bütünsel enerji ve içimdeki şifacıyla tanışmam çocukluk yaşlarımda başladı. O yıllarda bile ruh beden ve spiritüel çalışmalar, madde ve mana bütünlüğü, görünmeyenin derinliği ilgimi çekti. İnsan madem beyninin sadece çok az bir kısmını kullanıyordu, ya hepsini kullansaydı? Ağabeyimin hayatımda çok önemli bir rolü oldu.

Benim çocuk olduğum yıllarda o, bilimsel dergileri elinden düşürmeyen, teleskop yapıp yıldızlara bakan ve benim çocuk sorularıma yetişkin cevap veren bir ağabeydi. Sonsuz soru sorardım. Sonsuz kurgu yapardım. Bu soruların çoğu belki saçma sapandı. Yine de aldığım cevaplar, bana gelen mesajlar, işaretler ve karşıma çıkan olağanüstü insanlar gelişimime türlü şekilde destek oldu.

İçimdeki şifacıyı destekledi, uyandırdı.

Yolumu açtı.

Sonradan anladım ki, saçma sapan sandığım sorular hayatımın yönünü değiştiren mesajlardı.

Ailem, bu güzel insanlar bana her zaman destek oldu. Hiçbir kararıma direnç göstermediler.

Hayallerime en az benim kadar inandılar.

Enerji beden şifası eğitim ve uygulamalarım:

Türk basınının en önemli yurtdışı temsilcilerinden biri olan Ayşegül Ekinci, Hollywood’un tanınmış yüzleri başta olmak üzere politika, bilim, spor, iş dünyası, aktüel alanlarda her biri marka olan 2 binden fazla uluslararası popüler isimle bire bir röportaj ve haber yapabilen ender gazetecilerden biridir. 2002 yılında, Küba’daki Guantanamo Askeri Üssü’nden yaptığı özel haberlerle tanınan Ayşegül Ekinci, Hürriyet Gazetesi, CNNTÜRK ve ardından Kanal D gibi ulusal medya kurumlarının Londra Temsilcisi olarak, Londra merkezli çalışmaktadır. Aynı zamanda Hürriyet Gazetesi, CNNTÜRK ve Kanal D Haber dijital platformlarında yazarlık yapan Ekinci, Hürriyet Gazetesi’nin popüler eklerinden biri olan Kelebek’te köşe yazarlığı da yapmıştır.