Sevgililer Günü filmi

Özel Bir Kadın filmiyle hafızalara kazınan unutulmaz yönetmen Garry Marshall’ın son filmi ‘ Valentines’s Day-Sevgililer Günü’ için Hollywood’un birbirinden ünlü  20 dev ismiyle bir araya geldi

Onları aynı filmde ‘ Aşk’  buluşturdu

Hollywood’un yakışıklısı Ashton Kutcher,  arkadaşımız Ayşegül Ekinci’ye ‘Aşkı’ anlattı

Ashton Kutcher: ‘ Ruh eşimi bulmasam evlenmezdim’

Ashton Kutcher: ‘ Aşk, yeryüzüyle bir olabilmektir’

Hollywood’un yakışıklı üretmekte bir sıkıntısı yok. Kimler, kimler çıkmadı ki. Ancak, son dönemlerde isminden hep söz ettiren bir aktör var ki!!Biz onu yaptığı şok evlilikle tanıdık. Şok evlilik diyorum, çünkü Iowa’da Kimya Mühendisliği okurken, modellik yarışmasını kazanıp New York’ta modellik yapıncaya kadar, kimse pek tanımazdı onu. 2004 yılına kadar çeşitli komedi filmlerinde oynadı, MTV’de Punk’d adlı  kendi şovu hazırlayıp, sundu. Ve, 2004’de  Kelebek Etkisi adlı filmde oynadığı dramatik rolle dikkatleri çekti. Sonra da, güzeller güzeli Demi Moore ile yaptığı şok evlilikle.

Ashton Kutcher’in kendisinden onaltı yaş büyük Demi Moore ile evlenmesi şaşırttı. Moore’u evliliğe zor ikna ettiğini söyleyen Ashton Kutcher, ‘ Ruh eşim’dediği ve büyük bir aşkla sevdiği kadınla, 24 Eylül 2005’de evlendi. Kabala Merkezi’nde yapılan nikah törenine aralarında eski eş Bruce Willis’in de bulunduğu 100 davetli katıldı.

Sonralarda bu evlilik çok konuşuldu. Mesela, Ashton Kutcher’in, ellilere merdiven dayayan Demi Moore’u ne zaman bırakacağı. Ya da, Demi Moore’un  otuz yaşlarındaki genç eşine hoş gözükebilmek için yaptırdığı estetik müdahaleler. Öte yandan, çiftin eski koca Bruce Wills’le beraber tatillere çıkması bile gündem yarattı.

Yıl 2010 ve çift beraberler. Her gittikleri yer, her yaptıkları olay oluyor. Son olarak, Ashton Kutcher’in, Twitter’daki sayfasına Demi Moore’un bikiniyle ütü yaparken fotoğraflarını koyuvermesi, heyecan yarattı.

Ashton Kutcher’i ve aralarında bir solukta sayabileceğim isimler Julia Roberts, Shirley Maclaine, Anne Hathaway, Kathy Bates, Bradley Cooper, George Lopez, Jessica Alba, Jennifer Garner, Jessica Biel, Eric Dane, Hector Elizondo, Queen Latifah’ın olduğu dev kadro, ‘ aşk’ için bir araya geldi. Hollywood’un usta yönetmeni Garry Marshall’ın, 14 Şubat’da tüm dünyaya hediye ettiği film, bu özel günle aynı adı taşıyor. Hollwood’da sayısız önemli projeye imza atan Garry Marshall, Özel Bir Kadın, Frankie&Johnny, Diğer Kızkardeş, Acemi Prenses, Helen ile Büyümek gibi filmlerinin ardından yine unutulmaz bir aşk filmi yaptı. 14 Şubat Sevgililer Günü’nü farklı bir açıdan ele alan usta yönetmen, o gün aşkı bulan, aşkı ıskalayan ve aşksız kalan değişik karakterleri yine aşk için buluşturdu.

Dev kadrosuyla daha vizyona girdiği andan itibaren bekleneni bulan filmin Londra galası ise izlenmeye değerdi. Dondurucu soğuğa rağmen, Ashton Kutcher ve Demi Moore hayranları Leicester Meydanı’na toplandı.Galaya koruma çemberi altında elele gelen çift, bir an olsun bile ayrı düşmedi. Soğuğa rağmen straplez siyah bir elbise giyen Demi Moore, dünya basınına eşi ile poz verdikten sonra, son sürat filmi izleyeceği salona girdi.

Asıl aktaracaklarım ise, başta Ashton Kutcher olmak üzere filmin ünlü oyuncuları ve yönetmeninin ‘ aşk’ tanımlamaları. Birbirinden ilginç cevaplar. Ve, Hollywood’un o bildiğiniz yüzlerinden samimi açıklamalar.

Ashton Kutcher: ‘ Aşk yeryüzüyle bir olmaktır’

‘Evlilik hayatı çok değiştiriyor. Evlenmeden önce ve evlenmeden sonra hayat ikiye ayrılıyor’

‘ Ruh eşimi bulmasam evlenmezdim’

Ashton Kutcher’la onu algılayabilecek kadar vakit geçirdiğiniz zaman, Demi Moore’u anlıyorsunuz. Ya da, aralarındaki yaş farkının onlar için önemsiz olabileceğini. Ashton Kutcher, zor ve sıkıntılı geçen gençlik yılları boyunca hiç evleneceğini düşünmemiş. Bunu ben değil, kendisi söylüyor. Evliliğin bir o kadar değişik bir durum olduğunu da. Ağzını açtığı andan itibaren konuşma yeteneği, sıcakkanlılığı ve doğallığıyla, kendisine hayran olmamak mümkün değil.

16 Nisan 2009’da ilk defa Twitter’da kullanıcı olduğu andan itibaren, milyonlarca takipçisiyle CNN’i bile geride bırakan Ashton Kutcher, bu konuda oldukça dikkatli. Twitter, eğlenmek, bilgilendirmek ve bilgilenmek için harika ama partner bulmak için değil. İnternetde partner arayanlara ya da tanışanlara anlam veremiyorum. Çok yüzeysel geliyor diyen yakışıklı oyuncu, Demi Moore’un bikinili pozu için bakın ne diyor: ‘ Karım banyoda, eğilmiş benim smokinimi ütülüyor. Bundan daha güzel ne olabilir. Hem, o pozlarda çıplak değil ki, üstünde bikinisi var. Çıplak olsa, karımın fotoğraflarını twitter sayfama koyar mıyım?’.

-Aşkın sizin için anlamı nedir?

Ashton Kutcher: Bu çok zor bir soru. Hatta herkes için tanımı farklı diyebiliriz. Ama bence, dünyadaki en şok edici motivasyon aşk. Aşk söz konusu olunca herkesin formülü ayrı. Aşk, yeryüzüyle bir olduğunuzu hissedebilmektir. Düşünün, hepimiz aynı botdayız. Bota atılacak  birkaç delik botun batmasına sebep olur. Böylece,  herkes batar.

Aşk sadece kendini değil, diğerlerini de düşünmektir. Açgözlülük, sinirlilik etc. Bunları hayal ettiğinizde yüzünüz gölgelenir. Oysa aşk deyince, içimize umut doğar. İşte böyle bir şey aşk.

Ya evlilik? Aşkın hangi hali? Evlenmeniz nasıl oldu diye sorsam, çok mu özel olurdu?

Ashton Kutcher: Evlilik, inanılmaz bir olay. Hayatı tamamen değiştiriyor. Evlilik hayatı, evlenmeden önce ve evlenmeden sonra diye ikiye ayırıyor. Bak, ben gençlik yıllarımda evleneceğimi hiç ama hiç düşünmezdim. Evlilik bana çok uzak bir kavramdı. Ta ki ruh eşimi bulana kadar. Biz flört etmeye başladıktan bir süre sonra evlilik fikri doğal olarak gelişti. Ama bir türlü, Demi’ye soramıyordum. Farklı ve akılda kalıcı bir teklif yapmak istedim. Hatta, Sevgililer Günü’nde bir organizasyon yaptım ama yüzüme, gözüme bulaştırdım. Sonra, 1 Nisan’da teklifimi yaptım. Evlenince eşiniz siz oluyor. Kendinize nasıl kızgın kalamıyorsanız aynen öyle. Eşinizi koruyup, kolluyorsunuz. Ona kızamıyorsunuz. Onla çok şey paylaşıyorsunuz, harika bir şey!!

-Yani sizce iki kişinin, bir gibi hissetmesi mümkün. Güzel bir şey mi bu?

Ashton Kutcher: Tabii ki..Ben gençken ailem hep kavga ederdi. Sonra da boşandılar. Belki de o yüzden evlenmek uzaktı bana. Bir gün bir rahip, ‘ Birini gerçekten seviyorsan onla kendini bütün hissedersin. Parmağını yakarsan, parmağına değil kendine kızarsın’ dedi. Evlilikte böyle bir şey. Eşime ne kızarım, ne de öfkelenirim. O benim bir parçam. Acımız da mutluluğumuz da bir.

Sevgililer Günü filmi, çok hoş bir aşk filmi. Bu filme neden ‘ evet’ dediniz?

Ashton Kutcher:Garry Marshall, herkesin çalışmak için can attığı bir yönetmen. Evet demekten başka bir şansım olamazdı. İyi ki demişim, harika bir film oldu. Aşkın türlü hallerinin olduğu bir film. Oynadığım karakter çok ilgimi çekti. Ben olsam ne yapardım diye düşündüğüm de oldu. Ama, hafızalarda kalacak bir aşk filmi oldu. Özellikle de Sevgililer Günü olması.

-Sevgililer Günü’nden konu açılmışken. Sevgililer Günü sizin için ne ifade ediyor. 14 Şubat için herhangi bir planınız var  mı?

-Ashton Kutcher: Eğer yalnızsanız, Sevgililer Günü çok bir şey ifade etmez. Ama bir ilişkiniz varsa, o zaman durum değişir. Tabii ki, yılda bir kez sevgilinize hediye alarak sevginizi gösteremezsiniz ama bazen ilişkilerde, ‘ yeni başlangıçlar’ önemlidir. İlişki için bir şeyler yapabilmek fikri özel ve güzel. Mesela ben bu yıl Sevgililer Günü filmini tanıtıyorum. 14 Şubat’da da, eşimle birlikte kurucusu olduğumuz dernekte diğer insanlarla birlikte olacağız. Çalışarak, onlara yardım edeceğiz.

Hollywood’un usta yönetmeni Garry Marshall: ‘ Aşk filmlerini seviyorum. Çünkü insanları mutlu ediyor’

Romantik filmlerin kodları değişti. En iyi filmi görmek istediğiniz aktör yapar

Hollywood’un saygın yönetmeni Garry Marshall’la tanışmak, onunla röpörtaj yapabilmek bir gazeteci için ayrıcalık. Her yaptığı film olay olan yönetmenin başarısı pozitifliğinden geliyor olsa gerek. Röpörtajlara başlamadan, basın toplantısı öncesi kadim dostu oyuncu Hector Elizondo ile birlikte bongo çalan Garry Marshall, ‘ Değişik bir şey yapmak istedim’ diyor. Beyazperdede fenomen kimyalar yakalayan Marshall, Sevgililer Günü filmi için çok özenmiş.

Harika filmlere imza attınız. Siz, aşk hikayelerini seviyorsunuz. Neden?

Garry Marshall:Sanırım, küçüklüğüm hep hastalıkla geçti. Hala da çok sağlıklı sayılmam. Baksana, dizlerim ağrıyor. Herhalde bu sebepten gülmeyi ve gülümsetmeyi severim. Aşk filmleri de bu işlevi görür. İnsanları güldürür. Eğer, film başarılıysa insanları eğlendirir. Bir çok aşk filmi görüyorsunuz. Ama başarılı olamıyorlar. Çünkü, izleyici sonucu önceden kestirebiliyor. Unutmadan söyleyim, müzik de film için çok önemlidir. İyi müzikler ve hoş bir aşk hikayesinden daha güzel ne olabilir?

İyi bir filmin reçetesi nedir sizce? Ama film deyince yelpaze çok geniş. Siz, unutulmaz aşk filmleri yaptığınız için. Soruyu düzelteyim, iyi bir aşk filminin reçetesi nedir?

Garry Marshall: Mesela Tiffany’de Kahvaltı, Bir Erkek Bir Kadın çok güzel filmlerdi. Defalarca seyredebilirim. Önce, kastı bir araya getirdiğiniz zaman eğer o kastın içinde çiftler varsa kimin kimyası tutuyorsa onları eşleştirirsiniz. Beyazperdede kimya tutması çok önemlidir. Özel Bir Kadın’da Richard Gere ve Julia Roberts’ın kimya gibi. Hala, konuşturan bir filmdir.

Sonra, karakterlerin ve oyuncuların inandırıcı olması. Seyirci, oynayanlara inanmazsa  film iş yapmaz. Ben bir de müziği, senaryo kadar önemserim. Film müzikleri de çok önemlidir.

Sevgililer Günü nasıl bir projeydi? Nasıl oluştu?

Garry Marshall: Bence çok hoş oldu. Hatta niye daha önce Sevgililer Günü’nü anlatan bir film yapmadım diye oturup 2 saat düşündüm. Müthiş bir kastingimiz oldu. Önce çiftleri eledik. Hatta bazı oyuncular birbirini tanımıyordu. Anna ve Toper gibi..Onları öpüştürdüm. Ne kadar itiraf etmeselerde heyecanlandılar. Zaten bu kimyayı yakalayınca gerisi geliyor. Sevgililer Günü filmi basit kodu olan, seyredilmesi eğlenceli ve rahat bir film. Sevgililer Günü’ne de böyle bir film giderdi zaten. Romantik filmlerin de kodu değişti. Görmek istediğiniz aktör, iyi bir film yapıyor artık.

Türkiye’deki  sinemaseverler için bir mesajınız var mı?

Garry Marshall: Öncelikle seni çok beğendim. Bu işi çok iyi yapıyorsun. Türkiye böyle güzel ve başarılı gazetecileri, buralara yolluyor. Türkiye’ye hiç gitmedim. Ama o kadar çok insandan övgü dolu sözler duydum ki. Bu Sevgililer Günü’nde 47 yıllık eşimle, evlilik yeminimizi tazeleyeceğiz. Belki yaz aylarında Türkiye’ye gelir, seni görürüz.

Ama Türkiye’ye mesajım, ‘ Herkesi sevin. Birbirinizi sevin. Sevgililer Gününüz kutlu olsun. Aşk içinde yaşayın’.

Jessica Alba: ‘ En güzel aşk çocuğum ve eşim’

Herkes için aşkın tanımı farklı. Sevgililer Günü filminin birbirinden ilginç isimleri için de öyle. Bakın Jessica Alba konu aşka gelince neler söylüyor: ‘ En güzel aşk, çocuğum ve eşim. Onlarla geçirdiğim zaman aşkların en güzeli. Ben öyle, ilişki içinde değişiklik yapan, süprizlerle dolu bir kadın değilim. Bu anlamda tipik bir ev kadını gibiyim. Sevgililer Günü’nde eşime tatlı yaparım. Bu benim ona vereceğim hediyedir. Bir de çocuğumu öpüp koklamak.’

-Peki, Sevgililer Günü filminde sizi en çok etkileyen ne oldu?

Jessica Alba: Aşk ve Garry Marshall. Garry Marshall ile çalışmak bir ayrıcalıktır. Zaten onun ismini duyduğum zaman tereddütsüz kabul ettim. Ama konunun  aşkı anlatması da çok güzeldi. Sevgililer Günü’ne denk düşmesi hoş oldu.

Sevdiğiniz kişi için ya da aşk için yaptığınız en çılgın şey ne oldu?

Jessica Alba: Onlar eskide kaldı. Geçmişte şu an çılgın gelen şeyler yapmışımdır. Ama inanın şu an net hatırlamıyorum. Şimdi dünyalar tatlısı bir çocuğum ve eşim var. En büyük çılgınlık olsa gerek.

-Bazıları aşkı arıyor, bazıları ise aşka hiç inanmıyor..Sizce hangisi?

Jessica Alba: Aşkı bir kez tadıp bulanlar tabii ki aşka inanırlar. Ama şunu söyleyim, bazen ilişkilerde aşkı bulduğumuzu hatta aşık olduğumuzu sandığımız çok oluyor. Flört etmeye başladıktan 1 hafta sonra bir buçuk aya kadar, en geç..Flört ettiğiniz kişiyle kalıcı bir ilişkiniz olup olamayacağını kestirebiliyorsunuz. Yaşadıkça, ayaklarınız yere daha sağlam basıyor.

Hector Elizondo: ‘ Aşk dağınık, karmaşık ve harika’

Garry Marshall filmlerinin vazgeçilmez ismi Hector Elizondo, aynı zamanda ünlü yönetmenin çok iyi arkadaşı. İkili, Hector Elizondo New York’da bir tiyatroda rol alırken tanışmışlar. Hector Elizondo, Garry Marshall’in kim olduğunu bilmeden basket maçı teklifini kabul etmiş. Ve ertesi gün maçta Garry Marshall’a yenilmiş. Ama, Marshall’ın filminde oynamak için teklif almış. İşte yıllar öncesine dayanan bu köklü arkadaşlık, ‘ Beraber eğlenmek için film yapıyoruz’a dönüşmüş. Hector Elizondo’nunda aşk tanımı ilginç.

Bize aşkı anlatır mısınız?

Hector Elizondo: Herhalde yeryüzünün en zor sorusu bu. Aşkın anlamını bilen var mı? Ben bu yaşımda şu noktaya ulaştım. Aşk, dağınık, karmaşık ama harika bir duygu. Aşksız olmaz. Ama, aşk illa da karşı cinse aşık olmak değil. Hayata, çiçeğe, işimize etc aşık olabiliriz. Rumi’nin dediği gibi aşk. Mesela birisine hastayken çorba yapmak, birisinin apartmanını toplamak, ya da o istediği için masaj yapmak. Bunlar kolay değil. Aşkın içinde her şey var.

Sevgililer Günü’nden ne anlıyorsunuz?

Hector Elizondo: Eğer birini seviyorsanız, frekansınız tutuyorsa onu şımartmaktan korkmayın. Ben çok romantik bir adamım. Aşk için türlü çılgınlıklar da yapmışımdır. Ama, burada söylemeyim olmaz mı. Sonra söylerim..Sevgililer Günü’nü kutlamak, hiç kutlamamaktan iyidir.

Sevgililer Günü filminde bakireliğini sevdiği gence vermek için plan yapan genç kızı canlandıran Julia Roberts’ın yeğeni Emma Roberts, aşka şimdilik uzak kalanlardan. Halası Julia Roberts’dan tembihli olmalı ki, ‘ Ben daha çok küçüğüm. Bu tür şeylere yabancıyım’ diyor. Hemen belirteyim, Emma Roberts 19 yaşına bastı. Filmin bir diğer oyuncusu Örümcek Adam 3 filminin başrol oyuncusu Topher Grace ise, Ashton Kutcher’in aksine şimdilik hızlı yaşayanlardan. Aşk sorularına kayıtsız kalan Topher, Sevgililer Günü’ne de inanmıyor. Filmde Anna Hathaway ile öpüşme sahnesinin çok güzel olduğunu söyleyen Topher Grace, ‘ Aşk insanları mutlu ediyorsa güzel bir şeydir. Ama aşk acısı çekiyorsanız, o da çok zor’ diyerek, bir zamanlar aşkın kıyısından geçtiğinin sinyalini veriyor. Birbirinden ünlü isimlerin inanarak oynadığı bir film Sevgililer Günü..Her karakterin aşkı yakalayışı, aşkı anlayışı farklı. Her birinin de aşkda buluşması. Garry Marshall gözünden.

 

Ayşegül EKİNCİ/LONDRA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir