Yönetmen Marc Foster, Quantum of Solace’i anlatıyor

Marc Foster, Quantum of Solace ile tür değiştirdi

Yönetmen Marc Foster özel röpörtajı

Altın Küre ödüllü yönetmen Marc Foster, James Bond filmlerinde alışık olduğumuz yönetmenlerden değil. Daha çok duygusal filmlerden tanıdığımız ünlü yönetmen , ‘ Türümün dışına çıktım’ derken Quantum of Solace için değişiklik yaptığını da kabul ediyor.

Duyduğuma göre Daniel Craig’in çalışmak için özellikle seçtiği yönetmen, farklı bir James Bond filmi yaratmış. Kısaca çok daha hızlı, daha yüksek ve daha gerilimli. Marc Foster özel kameralarla çektiği bu özel görüntülerle belli ki gurur duyuyor. “ Casino Royal’i seyircinin bıraktığı yerde, yine aynı heyecanı yakalamasını istedim. Yapacağım film mermi gibi olsun, girişi le çıkışı aynı dinamizm ve aynı heyecanda olsun istedim. Sanırım başardım” diyor Marc Foster.

AE: Casino Royal’den sonra Quantum of Solace’i çekmek nasıl bir işti sizin için? Üstelik Casino Royal bütün zamanların en yüksek hasılatına sahip Bond filmi olmuşken..

MF: Bu filmi yapmak benim için çok zordu. Söylediğiniz gibi Casino Royal’in başarısı  büyüktü. Üstelik ben bugüne kadar bu tarzda bir filmde yapmadım. Ancak gerçekten, Bond filmi çekmek hep istemişimdir. Daniel Craig de bana güvendi. Ve öncekilerden daha farklı bir film yapmak istedim. Daha hızlı, daha yüksek ve daha gerilimli. Ama kara bir gerilim filmi değil. Bir de bu filmde daha önce değinilmeyen konulara girmek istedim. Gerçekçi bir Bond filmiydi benim içimden gelen. Dünya meselelerine bakıp, onları da artık Gizli Servislerin ortak projeleri içine soktum. Bunun için Bolivya gibi Haiti gibi gidilmeyen ama fakirliğin yaşandığı ülkelerde çekimler yapıldı.

Kısaca, etkisi keskin olacak adeta mermi hissi verecek bir film yapmak istedim.

AE: Peki, içiniz rahat mı? İçinize sinen bir film mi yaptınız? Ve sizce tüm zamanların en iyi Bond’u kim?

MF: Kesinlikle içime sinen bir film yaptım. Bu filmi kariyerimde  iyi hatırlayacağım. Ama yeni bir Bond filmi için teklif gelse çekmem..Bir yönetmenin kariyerinde bir Bond filmi yeter.

Aslında birşey itiraf edeyim. Bond filmi için teklif geldiğinde hemen kabul etmedim. Tam bir ay düşündüm. Zaten elimizde bitmiş kesin bir senaryo yoktu, ben yönetmen olarak bazı şeyleri ekledim. Daniel Craig’le sabahlara kadar oturup çalıştık. Ben bu filmi bir sanat filmi gibi çektiğimi düşünüyorum. Her sahnesi birbirinden farklı. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum. Artık , günümüz dünyasında eli kancalı gansterler korsanlar yok. Akıllı, şık ve herşeyin farkında olan ajanlar var.

 

Ayşegül EKİNCİ/LONDRA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir