Ne demek şimdi bu ?
Biz AB’ye girmek için bu kadar uğraşırken. Tam da, gün filan almışken. Kendimizi törpülemeye başlamışken. Ülkemizde hayvanlara yapılan eziyet, zaman zaman
yabancı basına da yansırken!! Siz, siz olun sevgili okuyucular, kendinizi fazla üzmeyin.
Hayvana yapılan eziyet demokrasi, gelişmişlik falan dinlemiyor.
Geçenlerde, İngiliz basınında çıkan bir haber gözlerimi yerinden faltaşı gibi çıkardı. Belki okumuşsunuzdur. Eve kanlar içinde gelen bir kedi, sahibini şoke etti. Kedisini per perişan gören kadın, önce çılgın bir köpek saldırmışdır diye düşündü. Kediyi kaptığı gibi soluğu veterinerde aldı. Bundan sonrası, üçüncü sayfa hikayelerini pek de aratmıyor!!
Kedi saldırıya uğramış!!Hem de 50 kere vurulmuş!!
Yani, demokrasinin beşiğiyiz diye başka ülkelerin politikalarına karışan ülkeler de hayvan eziyetini önleyemiyor.
Tek farkla!!
Polis ‘ hak-hukuk’ meselesine uyduğu için, doğal olarak kedinin sahibinin şikayetini değerlendiriyor. İşte bu doğrultuda, polisin yaptığı araştırma bu eziyetlerin başka bir boyutuna dikkat çekiyor.. ‘Rosie’ adlı kedinin, vurulmadan önce kaçmasın diye bağlandığı anlaşılıyor.
Anlayacağınız, masum ve güçsüz canlılara yapılan eziyet coğrafya tanımıyor.
Türkçe
İngilizce