İstanbul Halleri, 1-10 Mayıs 2012

 

Bizim kuşak , bizden bir önceki ve muhtemelen iki önceki kuşak da dahil olmak üzere hepimiz onu tanıyoruz. Onun çeşit çeşit maceralarını senelerce  izlemekten asla usanmadık. Önünde duran çift sıfırın ağırlığını biz de onun gibi sırtımızda hissettik! O kim mi?

James Bond

Tabii ki James Bond.

Rusya’dan Sevgilerle’den, Yarın Asla Ölmez’e, yılmaz James Bond tutkunları olarak, kendi martinimizi nasıl içeceğimizi bilemesek bile onun tercihini bilmek her daim içimizi rahatlattı. “Shaken not stirred!” hepimizin senelerce “motto”su olarak kaldı. Tek zeytin de kalplerimizin yarası.

Şimdi neden böyle James Bond’dan bahseder olduk diye soranlara söylemeliyiz:

“Çünkü James Bond Kapalı Çarşı’daydı!”

Kapalı Çarşı’nın çatısındaki kiremitleri son 007 filminin çekimleri için İstanbul’da olan James Bond mu uçurdu bilinmez ama tek bildiğimiz bir şey var: Şimdi, Kapalı Çarşı’yı ve civarını gezmenin tam da sırası! Bu gezintinin bir de artısı var: Tüm dünya James Bond sayesinde ondan haberdar olmadan önce adamakıllı gezebilmiş olmak !

Hava açıkken istikamet: Kapalı Çarşı!

Kapalı Çarşı

Kapalı Çarşı

Eminönü Vapuru’ndan indiğinizde kulaklarınıza dolan onlarca ses, dengenizi kaybetmenize neden olur. Kalabalığın telaşına kaptırdınız mı kendinizi, kaderinizin rüzgarına kapılmış gibi, hangi yöne gideceğinizi bilmeden yöneliverirsiniz bir taraflara.

Oralarda hava soğukken insanın içi üşür, hava sıcakken ise deniz havası bile serinletemez insanı. Oysa ki tam şu sıralar, yani nicedir tam manasıyla yaşayamadığımız baharın en güzel günleri, tam da gezinme zamanıdır.

Bedesten bedesten Kapalı Çarşı’nın tüm köşelerinde, uzun zamandır aradığınız şey gözünüzün önüne gelivericekmişçesine, bir seyyah gibi dolanırsınız. Kendi kültürünüze ait ama çoktandır görmediğiniz bir obje çarpar belki gözünüze ve dna’nızın en derinlerinden bir ürperti gelir kalbinize! Aslında her gelenin bir şey aradığı tarih dolu bu göz göz odalarda, sizin de payınıza düşen karşınıza çıkmıştır!

Kuyumcusundan, dericisine, kumaşçısından, vitraycısına Kapalı Çarşı’da olmayan neredeyse yoktur!

Önümüzdeki hafta geçirin rahat ayakkabıları ayağınıza ve gezin Kapalıçarşı’yı doyasıya!

Derseniz ki keyfim yok, o zaman online ne güne duruyor demezler mi insana?

Resmi Kapalı Çarşı internet sitesi. http://www.kapalicarsi.org.tr/

 

Alaska-Frigo ve Kuzgun!

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=-PGDV1SWRkQ[/youtube]

Bu mevsimde sinemaya gireceksek, izleyeceğimiz film tam sinemalık olmalı!

Peki, Edgar Allan Poe, bir cinayet hikayesinde yer alırsa nasıl olur?

Edgar Allan Poe’nun yazdığı en dehşetengiz öykülerden esinlenerek korkunç cinayetler işlemeye başlayan bir deli. Baltimore’lu genç bir dedektifle Edgar Allan Poe’nun el ele vermesi ve sonrasında katilin peşine düşmeleri.  Ölümcül bir kedi-fare oyunu!

Kuzgun filminin yönetmen koltuğunda V For Vendetta’dan tanıdığımız James McTeigue, baş rollerdeyse John Cusack, Luke Evans ve Alice Eve var.

Tüm bu heyecanlı tanışıklıklar sonunda, film sinemada izlenmeye değecekmiş gibi görünüyor. Heyecandan ateş bastığındaysa geriye tek seçenek kalıyor: Frigo yemek!

Şimdiden iyi seyirler & Afiyet olsun!

*

Mr. Poe ile tanışmak!

Edgar Allan Poe

Amerikan Edebiyatı’nın kurucusu sayılan Edgar Allan Poe, çok genç denilebilecek bir yaşta -tam 40 yaşındayken- hayata veda etti. ABD’nin ilk büyük yazarı kabul edilse de, hayattayken sık sık küçük düşürülmesi ve yanlış anlaşılması yaşadığı en büyük sıkıntılardan olsa gerek. Büyük edebiyatçı, şair ve hatta Amerika’nın ilk kısa öykü yazarlarından Poe’nun hayatından kesitler bulabileceğiniz, günümüz İngiltere Edebiyatı’nın en ünlü yazarları arasında yer alan Peter Ackroyd‘un yazdığı “Poe: Kısacık bir Hayat” kitabını okumaya ne dersiniz?

Sayamayacağımız kadar insanı etkileyen bu müthiş yazarın eserleri, onu tanıyınca daha da belirgin anlamlar kazanacak… Kim bilir belki Kapalı Çarşı’dan çıkıp, oradan Bab-ı Ali’ye doğru yürüyecek ve yolunuza çıkan ilk kitapçıda bambaşka hazineler bulacaksınız.

Kitabı ideefix’ten satın almak için: Tıklayın!

*

İlle de roman olsun diyerek herkese dileklerinin gerçekleştiği mutlu mu mutlu hıdrellezler, harikulade bir mayıs ayı diliyoruz.

5 mayıs’ta dileklerinizi dilemeyi unutmayın;)

Bu sene büyük şenlik Parkorman‘da düzenlenecekmiş, bizden söylemesi!

Hıdrellez

Herkese mutlu İstanbullar!

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=wNDZPXkE8w8[/youtube]

 

Şehir Halleri, www.aysegulekinci.com

 

Share on facebook
Share on Facebook
Share on twitter
Share on Twitter
Share on pinterest
Share on Pinterest
Share on whatsapp
Share on WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment